İki düzenbazın karşılaşması gibi puslu bir havaydı aslıında.
Yürüyüşüm değişmiş, konuşmam değişmiş.
Sana bakışım değişmiş.
Ellerim değişmiş.
Gözün değişmiş.
Tek gözlü o da kanlıydı sanki.
Hatırlamıyorum ki epey karanlıktı
Seni gören gözüm.
Epey soğuktu aslında yazın ilk ayına hitap etse de bedenlerimiz.
Geçtiğimiz yollarda epey aklımı kaybettim.
Geçtiğim yerlerde bir sürü insan katlettim.
Yürüdüğümüz yerlerde epey n-efes aldım.
Konuştuğumuz noktalarda puslu baktım.
Güldüğümüz şehirde biraz kan akıttım gözlerimden.
İşin trajedisi o güne hitaben,
Üzgünüm o gün sana aitti.
Yine adımlarımıza bakıyorduk.
Donuktuk.
Taksimiz donuktu.
İçtiğimiz donuktu.
Donduk biz seninle,
Bir yaz akşamı,
Ukte kaldı hislerimizden geriye..
Sıradanlığa ulaştığımız,
Eğlendiğimiz noktalarda
Vücutlarımızın akibetini kaybetmesi,
Bir komediydi.
Buna güldüm.
Sen gülümsedin.
Hep aynı..
Ertesine saklanan problemler gibi,
Ertelenen, yakılan biletler gibi,
Yine sen gibiydi o gün her şey.
Vapur sesi,
Rüzgar,
Temiz hava.
Kirli bir sayfa.
Yolun sonu,
Birçok terkediş.
Bir filmin sonuyuz.
Birkaç kere çekilmiş son.
Senin 's'leri söyleyememen gibi,
Benim gülmem gibi.
Ayrı ayrı cekilmişiz,
Bu hayattan.
Hayat ya işte.
Hayat.
01.56 15 temmuz 2011
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.