O'nsuzluğu yaşıyorsun.
'tamam, devam' diyorsun,
Özlem yerleşiyor o vakit;
ellere..dudaklara..
Özlem kokuyor tüm dünya gecende,
Ama bir başkasıyla örtüyorsun ya
Karanlık çöküyor dilsizliğine.
14 Kasım 2012 Çarşamba
28 Ekim 2012 Pazar
Yeti*
Adını sen koyuyorsun ya.
Ama konuşurken adını geçirmezsin cümlende.
Cümle bozulurdu.
Sen bozulurdun,
Herkes sessizlikle karşılardı bu durumu.
'Yeti kaybı senin adın.'
Sen uzakken yakınlaşmayı bilen.
uzak-yakın çizgisi gibiydin.
Sen fazlaca sarhoş gibiydin bu durumda.
Sen fazla fazla hormonsal davranıyordun bu durumda.
sen fazlalıktın farz anlarında.
En çok 'bilek'lerin bilmezdi bu durumu.
Ona acırdım.
Davranışlarının namüsaitti bedenimdeki infaza.
Ben en çok bileklerini sevdim.
En çok orada buldum kendimi.
En çokta bileklerinin işlevini,
Ellerimi tutman için kullanmanda
'ağla'dım.
Bileklerindi çünkü/ bbırakmaları pek uzun sürmüyordu..
Bi o hareketini sevdim,
O da benden vazgeçmeyi sevdi sanırım.
Dİyorum ya sen konuşmalarını, düşüncelerini,
eylemler üzerinde gösterirken
ben hep senin adını koyuyordum sevgilim,
Şimdi başucu kitabım,
Hergün gözkırpmakta
başka hayata merhaba deyişimle
'alay etmekte'
Kitap aynı,
Okuyuşumuz farklı belki.
22 Ağustos 2012 Çarşamba
Bu
'gece 3 ve bazen de sabah 7
kanamış bir holigan,
Bazen sevilen, huysuz sevgili.'
'Seni bu kadar tanıdım' dedi kadın.
'bu' olucak iş değil.
Onca ayımı, onca saatlerimi.
Bir mitingteyken, seninleyken ama aslında o'nunlayken
harcamış olmam'
Üzüldü yıpranan tarafı.
Üzüldü saatin 03.00 olmasına.
Üzüldü yanına gelme hevesine.
Sustu ve dinledi karmaşık ilişiği.
'bu' geçici, kan emici.
yağmurda kaybolan şemsiye kadar,
boktan.
Bazen buğulu bir cam,
ama görünmeyen tarafına sarılmış
bir adam.
'bu'rda olmalısın dedi adam.
'bu'rhanlardayım,
çok içerim.
Çok kusarım
Eğer
eline uzanırsam,dedi kadın.
adam koştu.
sabah yedi-ydi.
çok aydınlıktı
çok
açık ve seçikti...
çok
seviştiler.
12 Ağustos 2012 Pazar
7 Ağustos 2012 Salı
Onlar Söyle-n-di
"İşte gene uyumam için bir neden yok. Uyanmam için de. Bunları ben mi düşünüyorum? Yoksa söylüyor muyum? Oysa bambaşka bir yerdeyim.
Sana sarılıp yatarsam, çocukluğumdayım."
21 Haziran 2012 Perşembe
Çocuk
Yürüyüşümüzdeki aksaklık saniyelik olan;
tepkilerimiz, cevaplarımız, sorularımız.
Asolalan susuşlarımız.
Geniz yakan nefes alışlarımızdaki
Benzerlik derecesini katlettiğimiz
KMlik susuşlarımızda
Kusuşlarımızda
Daha çok birbirimize koşuşturmalarımızda..
Biraz sessiz konuşmalarımızda
Biraz sessiz koşmalarımızda,
Biraz sessiz anmalarımızda,
Biraz kronik hayat seyrinin dokunuşlarında.
Biraz biraz bira zanaatında
Kaybediişlerimiz.
Yani sen gel de;
Bazı bazı 'büyü çocuk!'
Bazı bazı 'sen sus çocuk!!'
Bazı bazı 'Sen yap çocuk!'
Bazı bazı..
Sen kus be çocuk.
Öyle bir kus ki konuşuyor desin
'ağır ablalar abiler'
Bana seslen çocuk.
De ki bana içindekini öldürürek.
'Ben çizgilerini saymadığım yolun sonunu düşünmeyerek,
Ben havayı içimdeki dumanla zehirleyerek
Ben soğuk bir gece de
ben o'nsuz gece de
ben kırmızıyla
ben biraz biraz sıvıyla karıştırdığım düşüncelerimle
ben biraz uzak-yakın ilişkisiyle
ben bensizlikten kolumdaki yelkovan ve yengece tecavüz ettim.
ben tenimi yara sanıp tuzu şerden aldım.
ben zihnimi müzikle gebe bıraktım.
ben bana ihanet ettim.
ben beni kaybettim..
kaybet-
kayıp!'
De çocuk, de ki yürüyüşündeki savsaklığı
cehennemden bir parça olduğunu,
senin cesaretinin bi sikim olmadığını,
tahammüllerine katsınlar.
Şimdi yavaşla be çocuk.
Yavaşla
yavaş!
17 Nisan 2012 Salı
11 Ocak 2012 Çarşamba
Bir Eromaniak'ın Hikayesi.
Rakamlarla boğulup kelimelerle sevişiyorduk,
Elimizi tutan sebeblerdi bunlar.
Oyalanıyorduk.
Bir eromaniak'ın hikayesiydim ben.
Hastaydı benliğim.
Karakalemimdi düşlerim.
Seni cizerken unuttuğum imzaydın sen.
(Kim)-sesi cıkmayan bir dilenciydin,
Katılmış katlanmış düşüncelerin,
yokluğuydun.
Bir gün yürürken kaybettiğim,
aklımdın sen.
Sessizce uzaklaştığım ev'lerimizin
yıkımındaydım.
Kör bakıp kör ağlıyorum.
Zor gidip
tez dönüyorum etrafında.
Etrafta;
Seni anarken unuttuğum zamandın sen.
Seni senle unutabildiğim..
Vazgeçilmezdin sen.
Vaz-geçilmez.
Elimizi tutan sebeblerdi bunlar.
Oyalanıyorduk.
Bir eromaniak'ın hikayesiydim ben.
Hastaydı benliğim.
Karakalemimdi düşlerim.
Seni cizerken unuttuğum imzaydın sen.
(Kim)-sesi cıkmayan bir dilenciydin,
Katılmış katlanmış düşüncelerin,
yokluğuydun.
Bir gün yürürken kaybettiğim,
aklımdın sen.
Sessizce uzaklaştığım ev'lerimizin
yıkımındaydım.
Kör bakıp kör ağlıyorum.
Zor gidip
tez dönüyorum etrafında.
Etrafta;
Seni anarken unuttuğum zamandın sen.
Seni senle unutabildiğim..
Vazgeçilmezdin sen.
Vaz-geçilmez.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)