28 Eylül 2011 Çarşamba

Adı Yok

Sorunsuzluğun peşindeki huzur bekçileri gibi terkedeceğim seni,
Çünkü radyasyona sarılmışlığım oldu uzun gecelerde,
Ters dönmüş bir hamamböceğiydim sanki.
Tersine tepki yardırdım.
Sesim cıkmadı, sorunum yoktu.
Sensiz.




Kulağıma müzik kaçtı,
Umursuzca huzur aradığım sesleri
Cıkardım.
Cık-tık.


Biz seninle sese tepkisiz
Devam ettik.


Sanırım biraz alkol kaçtı kulağıma,
Duyamıyorum ki ölüm sesini.
Kırmızı pek bi severim bilirsin.
Sevdiğim birçok şeyi bilirsin.
Mesela sen'i bilirsin.
Mesela..
O kadar.
Sen bilirsin sadece.


İyi niyetimi bilirsin birde.
SUsmalarımı bilirsin.
Gülümsersin.
Ben sessizce uzaklaşırım.
Ben bunu biliriim sadece.


Yürüyüşümü bilirsin benim.
Tanırsın ama töksediğimi
'anlamazsın'


Anlamsızsın bende.
bu yüzden ad koyarsın buna 
ve;
Biraz melankoli dersin.
Biraz alkol dersin.
Hep dersin ya bazı bazı.
Bazı'larım tadı kaçtı.
Yiyemedim
yaptıklarını*


Başıma sen kaçtı,
Ben seni terkedemedim.
Sessiz ve sancılıydı senin ağrın.
Migrenim tuttu sen sandım.
Sanarak büyüdüm sende.
Hep san'dım.


Temiz bir hava aldım.
Rüya gördüm sensiz.
Beyaz atlı prensi görmektense.
Beyaz bir sayfa gördüm.
Sustum uzun uzun.
Seni temiz kustum.
Temiz ağladım.
Ağ-lara takıldım.


Yem oldum,
Su'da cözüldüm.
Çöz.




Seni öyle bi terkettim ki
Anlamadın.


Anlamsızdı zaten her şey.
An-lık gibi.


An an andım seni.
Anlarım yıllar oldu.
Sonu yazdım, senaryoda biraz trajedi.


Tutmadı..


Midem tuttu sensizliği.
Hafif hüzün kattım film izlendi.
İzledi-ler.


Kaçtım ben.


Seni öyle bi terk ettim ki.
En iyi oyuncu dediler.


Terki diyar eyledim.
ey-lediler.
Eylem dedim.
Sus dediler.
Sus.
Terk ettim
Koca dünyayı.
Filmim kan ağladı,
Ben kendime sevindim.
Bilirsin kırmızıyı severim.
Terk etmeği yeğlerim..

5 Ağustos 2011 Cuma

İşin Garip Yanı

En Gizli.

İki düzenbazın karşılaşması gibi puslu bir havaydı aslıında.

Yürüyüşüm değişmiş, konuşmam değişmiş.
Sana bakışım değişmiş.
Ellerim değişmiş.
Gözün değişmiş.
Tek gözlü o da kanlıydı sanki.
Hatırlamıyorum ki epey karanlıktı
Seni gören gözüm.
Epey soğuktu aslında yazın ilk ayına hitap etse de bedenlerimiz.


Geçtiğimiz yollarda epey aklımı kaybettim.
Geçtiğim yerlerde bir sürü insan katlettim.
Yürüdüğümüz yerlerde epey n-efes aldım.
Konuştuğumuz noktalarda puslu baktım.
Güldüğümüz şehirde biraz kan akıttım gözlerimden.


İşin trajedisi o güne hitaben,
Üzgünüm o gün sana aitti.


Yine adımlarımıza bakıyorduk.
Donuktuk.
Taksimiz donuktu.
İçtiğimiz donuktu.
Donduk biz seninle,
Bir yaz akşamı,
Ukte kaldı hislerimizden geriye..


Sıradanlığa ulaştığımız,
Eğlendiğimiz noktalarda
Vücutlarımızın akibetini kaybetmesi,
Bir komediydi.
Buna güldüm.
Sen gülümsedin.


Hep aynı..


Ertesine saklanan problemler gibi,
Ertelenen, yakılan biletler gibi,
Yine sen gibiydi o gün her şey.


Vapur sesi,
Rüzgar,
Temiz hava.
Kirli bir sayfa.


Yolun sonu,
Birçok terkediş.
Bir filmin sonuyuz.
Birkaç kere çekilmiş son.
Senin 's'leri söyleyememen gibi,
Benim gülmem gibi.
Ayrı ayrı cekilmişiz,
Bu hayattan.
Hayat ya işte.
Hayat.


01.56    15 temmuz 2011

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Zindan



Durumu bilmiyorsun, gülümsüyorsun.
Altımızda felsefeyle oynaşırken
Söyleniyorsun.
Susuyorsun.
Sevişiyoruz, felsefemiz bu.
Bunu yapıyoruz.
Bunu istiyoruz.


Aforizmalardan doğan hikayelerimiz,
Müziğimizle eşlik ediyor ve yanıyoruz hallice.
Sen halsizken.
Nicesine ben katmerlerim
Bu hal'in.


Ve dillerimizi cıkarıyoruz
Dillerimizi doluyoruz.
Susuyoruz.
Yoruluyoruz.
Dilerimiz kan.
Katmerime katılmış,
Bir suistimal bulantılar.


Dilimiz kusuyor,
Ağzımız sıçıyor.
Yüzümüz boktan.


Dumana parmak atarken,
Bir adam çıkıyor,
Kafası bulanık.
Elleri sen.
Diyor ki;
'Kactiklarina gitmesen ve korkularindan kacmasan keske..'


Duruyorum.
Şarkıyı doluyorum bedenime.
Bedenim infaza karşı bir holigan.
Sen müsammahası yarım sevgili,
Etrafımda zindan.


Parmaklıklar korkulardan ibaret.
Sus-malı.


Bedenim kaç(a)maklarımı kapsayan koca yara.
Nağralar at-malı.


Dumanım 'keşke'lerimi anlatan bir masal.
Üfle-meli


Rutubetli tavan, düşüncelerimin resminin 'gitme' eylemine aşık bir otoban fahişesi.
Ko(r)kusunu yen-meli
Bu zindanın.
Zindan..


01.58    12 temmuz 2011

18 Haziran 2011 Cumartesi

Eğer Bir Gün.

Ego sponsorluğunda yazıyorum bu sefer,
Ben sen gibi, sen ben gibi.
Olmaz.
Sen duyguların tümüsün, incesin belki de,
Ben bir egoist'tim belki senin yüzünde.


Nefret herkese yakışır.
Nefret et.
Küfür et.
Bütün eylemlerin,
Et- olsun.
Sen en iyisi içine et,
Bu durumun.


Çünkü durum dışı infaz var,
Düşüncelerim de.


Zamanını iyi kullan ve;
Yok et-


Sen kendine hakim ol ve;
Siktir et-
bu kısa masalı.


Masal diyorum.
Ben anlat derdim.
Sen sus-ardın ya.
Şimdi de sus işte.
Sus artık!
Sus.ardında kal-anlara
Çünkü ben seni ellerim üşürken,
Uyarmıştım!


Artık dinlemiyorum ''Şarkı''yı.
Artık yürüyorum ben,
Sende yürü.
İlk önce sigara yak.
Pencereni aç.
Dışarıdakiler ağlayacak.
Sen buna serenat de , geç.
Nefes al biraz.
N-efes.


Eğer bir gün nefret edersen,
Zeus sana gülümseyecek..

15 Haziran 2011 Çarşamba

Karasızlığınla başedemiyorum sevgilim.
Sanırım başka masallar anlatılıyor bana
Ve ben senin adını unutuyorum bazen.
Bulamıyorum o nacizane tenine yakışanı,
O zamanlar sana seslenmek isterken;
Siyam diyesim geliyor.
Adını ben koyuyorum.

**Özlüyorum seni.

3 Haziran 2011 Cuma

Sen Gibi

Love hurts çalacak ve ben senin mix kafana ulaşacaktım,
Senin sesinle konuşacaktım herkese
Ve sus-acaklardı onlarda..
Saçlarımı kaybedecektim
Ve sen olacaktım zaman zaman...

Cesaretimi 3 kuruşa satıp
Tekme tokat küfür işitecektim kendimden
Ama sen say-acaktım bu olayı da-

Korkularımı içicek yalnız olacaktım,
İki kişinin yalnızlığı,
Senin yalnızlığın

Duygularımı şaha kaldıracak sonra topuk olup
Akıcaktım sende..

Sensin yine işte..

Yalanlarımı zindana koyup
Duru yaşayacaktım,
Sen gibi..

Sen gibi bir gün..

'BU' zaman içinde sadece bugün
İşte..

Gün gün gülümse sen bana ama..
Kahkaha at
Bende sen olayım zaman zaman

Tamam sus-tum.
Gidiyorum.

03-06-11    14.56

(Edirne'den gidiş.)

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Eylemlerin Konusu

Sen yineleyecektin; jet diyecektin.
Ben jet..
Parmaklarını kanatacaktın,
Ben sana uçacaktım..
Sonucu olağan olaylar silesi
Gözlerimizi boyayacaktı.

Sen kırmızı kan misali
Ben mavi..
Gökyüzü misali..

Bir ortak noktamız olacaktı.
Sen ağlayacaktın
Ben yanına ucacaktım.
Ağla-
Koş-
Eylemlerde buluşacaktık
Çaresizliğimiz eylem olacaktı.

Ben yine vücudunda miting düzenleyecektim.
Eylem!

Ben yakın eyleyecektim
'Biz'i
Sen hani 'mayıs' ayı diyecektin.

Hep ortaklarımız olacaktı
'Aramızda'
Ara-layacaktık bazı 'şey'leri
Ara-ma
Ara-n
Ara-m
Ara-mız!?

Yineleyecektin olanı..
Ellerin yüzümde kanayınca
Panik yapacaktın
Ve ben yine uçacaktım
Yanına.

'Bu sefer ellerim ağlamış geliyorum.
Bu sefer seni kaybetmiş geliyorum..

Tınılar ne kadar tanıdık..
Hatırladım uçarken 'yanın'a çalardı hep,
Hava akımına kapılmışken ben.

Ne oldu biri kapımı mı çalıyor?
Bu müzikte açamam,
Kulaklarım kanıyor..
Gözlerim akıyor.

Bu koku?
Hayır olamaz!
Gitmeli..

Ara-lamaktan sıkıldım.
Ara-ma.
Beni
Seni
Biz'i..