Bir siyah kedinin gözlerindeki tedirginlik kadar usuldu içimdeki
çırpınışların
yokoluşların.
4 Aralık 2013 Çarşamba
gülme hatırı
Konuşman gerekiyordu,
-Eylemlerine katlanmam gerekiyordu.-
Ya yürümen gerekiyordu senin ya da susman tüm gecende.
Konuşuyor yürüyordun ya.
İçimden diyalog yazdım, içimde bağırdım, dünyamda.
'seni gülerken hatırlayacağım' dedi esas oğlan olmayan yabancı,
-kız gülümsedi usulca-
içimden geçti içimden geçtin ama - gülmedim
hep gülümsedim ben sana,
biz olamayacağımıza,
kaçışlarıma.
sen bunu hep 'kahkaha'ya yordun.
Yoğurdun bizi gördüklerince/göremediklerinle.
Ben sessiz yürüyordum.
Ben hep sessizdim.
Sen ses olarak,
benden sana geleni eko olarak bilememendendi,
tüm bunlar.
alan içinde yalandan dolanmalar.
aldanmalar.
Aldırışı yoktu,
yoktuk ya.
gerçekçi yürüyorduk.
yürüyüşümüz aynıydı.
ben sadece narkozun bize olan etkisini,
parmaklarım ve dudaklarımda hissediyordum.
yazamıyor, öpemiyordum.
Hepsi buydu.
bu-ydu.
-Eylemlerine katlanmam gerekiyordu.-
Ya yürümen gerekiyordu senin ya da susman tüm gecende.
Konuşuyor yürüyordun ya.
İçimden diyalog yazdım, içimde bağırdım, dünyamda.
'seni gülerken hatırlayacağım' dedi esas oğlan olmayan yabancı,
-kız gülümsedi usulca-
içimden geçti içimden geçtin ama - gülmedim
hep gülümsedim ben sana,
biz olamayacağımıza,
kaçışlarıma.
sen bunu hep 'kahkaha'ya yordun.
Yoğurdun bizi gördüklerince/göremediklerinle.
Ben sessiz yürüyordum.
Ben hep sessizdim.
Sen ses olarak,
benden sana geleni eko olarak bilememendendi,
tüm bunlar.
alan içinde yalandan dolanmalar.
aldanmalar.
Aldırışı yoktu,
yoktuk ya.
gerçekçi yürüyorduk.
yürüyüşümüz aynıydı.
ben sadece narkozun bize olan etkisini,
parmaklarım ve dudaklarımda hissediyordum.
yazamıyor, öpemiyordum.
Hepsi buydu.
bu-ydu.
12 Mayıs 2013 Pazar
-.*
Daha yüreğime oturmadı onun gidişi. Daha öfkeliyim. Hele bir zaman geçsin de…
İnsan iyice silmek,gömmek için her şeyi bilmeli.
Gitmelerini anlarım da dönmesi ağır geliyor.
Artık çok geç,onu seviyorum. Kendimi ikna etmek için artık geç.
Öyle geçerdik ki kaldırımları, sanki bu düşenler biz değildik.
Gideceksen, ben uyurken git.
Duygular elle tutulur hale geliyor.
Gücüm eskidi hiçbir şey yapamamaktan.Tıpkı o eski silah gibi…
Üzüntü, bir hastalık gibi duruyor yüzünüzde.
Gözümüzü kırpmadan silahlarla kuşanmışız, büyük savaşlara hazırlanmışız.
Dönmediğim bir akşam sakın arama beni.
Benim tek işim seni sevmek…
Kelimelere dökmese de bin kere işitmiş gibiyim.
Ne söylesen haklı çıkamayacaksın. Sen içini rahat ettirmeye bak.Çok uzun baktığım yollardan bir ışık göründü.
İnsanın içinden ilk gelen, ama en zor söylenen şeyYüreğimdeki bütün yüzler sana dönüşüyor.
İnsan iyice silmek,gömmek için her şeyi bilmeli.
Gitmelerini anlarım da dönmesi ağır geliyor.
Artık çok geç,onu seviyorum. Kendimi ikna etmek için artık geç.
Öyle geçerdik ki kaldırımları, sanki bu düşenler biz değildik.
Gideceksen, ben uyurken git.
Duygular elle tutulur hale geliyor.
Gücüm eskidi hiçbir şey yapamamaktan.Tıpkı o eski silah gibi…
Üzüntü, bir hastalık gibi duruyor yüzünüzde.
Gözümüzü kırpmadan silahlarla kuşanmışız, büyük savaşlara hazırlanmışız.
Dönmediğim bir akşam sakın arama beni.
Benim tek işim seni sevmek…
Kelimelere dökmese de bin kere işitmiş gibiyim.
Ne söylesen haklı çıkamayacaksın. Sen içini rahat ettirmeye bak.Çok uzun baktığım yollardan bir ışık göründü.
İnsanın içinden ilk gelen, ama en zor söylenen şeyYüreğimdeki bütün yüzler sana dönüşüyor.
Biz hayata çok güzel şarkılar söyledik, elbette karşılıksız kalmayacak.
Becerebilirse, bugün yaşadıklarından bir şey çıkaracak.
Her geçen gün biraz daha yontuluyorum.
Ben onu kendime benzetmeye çalıştım, mesele bu
Ben gidecektim asıl onun yerine.Gidilecek en uzak yere
Öyle zor bir durum ki bu, ne desem dokunur sana
Sevginin tarifi değişmiş benim için.
O, içinde yanıp sönen şey beni gösterirse, ben buradayım.
Bazen öyle şeyler canlanıyor ki gözümde, heyecanlanıyorum.
Eğer yarın sabah bana haydi gidelim derse giderim.Hiç düşünmeden…
Ben çok kaldım o tarafta, şakasını yapamayacak kadar çok
Çabuk onaramıyorum bazı şeyleri, beceremiyorum.
Her şey en güzel haline dönüyor.
O, karıştırdığım yüzlerden biri keşke olsaydı
İnsan en kolay kendini kandırabiliyor.
Hep bize bir şey olmaz deriz, tek dayanağımız bu. Çok hazırlıksızız, çok
Becerebilirse, bugün yaşadıklarından bir şey çıkaracak.
Her geçen gün biraz daha yontuluyorum.
Ben onu kendime benzetmeye çalıştım, mesele bu
Ben gidecektim asıl onun yerine.Gidilecek en uzak yere
Öyle zor bir durum ki bu, ne desem dokunur sana
Sevginin tarifi değişmiş benim için.
O, içinde yanıp sönen şey beni gösterirse, ben buradayım.
Bazen öyle şeyler canlanıyor ki gözümde, heyecanlanıyorum.
Eğer yarın sabah bana haydi gidelim derse giderim.Hiç düşünmeden…
Ben çok kaldım o tarafta, şakasını yapamayacak kadar çok
Çabuk onaramıyorum bazı şeyleri, beceremiyorum.
Her şey en güzel haline dönüyor.
O, karıştırdığım yüzlerden biri keşke olsaydı
İnsan en kolay kendini kandırabiliyor.
Hep bize bir şey olmaz deriz, tek dayanağımız bu. Çok hazırlıksızız, çok
Eşit şartlarda mı acı çekiyoruz.
-yeditepe istanbul-
14 Kasım 2012 Çarşamba
zor işler
O'nsuzluğu yaşıyorsun.
'tamam, devam' diyorsun,
Özlem yerleşiyor o vakit;
ellere..dudaklara..
Özlem kokuyor tüm dünya gecende,
Ama bir başkasıyla örtüyorsun ya
Karanlık çöküyor dilsizliğine.
'tamam, devam' diyorsun,
Özlem yerleşiyor o vakit;
ellere..dudaklara..
Özlem kokuyor tüm dünya gecende,
Ama bir başkasıyla örtüyorsun ya
Karanlık çöküyor dilsizliğine.
28 Ekim 2012 Pazar
Yeti*
Adını sen koyuyorsun ya.
Ama konuşurken adını geçirmezsin cümlende.
Cümle bozulurdu.
Sen bozulurdun,
Herkes sessizlikle karşılardı bu durumu.
'Yeti kaybı senin adın.'
Sen uzakken yakınlaşmayı bilen.
uzak-yakın çizgisi gibiydin.
Sen fazlaca sarhoş gibiydin bu durumda.
Sen fazla fazla hormonsal davranıyordun bu durumda.
sen fazlalıktın farz anlarında.
En çok 'bilek'lerin bilmezdi bu durumu.
Ona acırdım.
Davranışlarının namüsaitti bedenimdeki infaza.
Ben en çok bileklerini sevdim.
En çok orada buldum kendimi.
En çokta bileklerinin işlevini,
Ellerimi tutman için kullanmanda
'ağla'dım.
Bileklerindi çünkü/ bbırakmaları pek uzun sürmüyordu..
Bi o hareketini sevdim,
O da benden vazgeçmeyi sevdi sanırım.
Dİyorum ya sen konuşmalarını, düşüncelerini,
eylemler üzerinde gösterirken
ben hep senin adını koyuyordum sevgilim,
Şimdi başucu kitabım,
Hergün gözkırpmakta
başka hayata merhaba deyişimle
'alay etmekte'
Kitap aynı,
Okuyuşumuz farklı belki.
22 Ağustos 2012 Çarşamba
Bu
'gece 3 ve bazen de sabah 7
kanamış bir holigan,
Bazen sevilen, huysuz sevgili.'
'Seni bu kadar tanıdım' dedi kadın.
'bu' olucak iş değil.
Onca ayımı, onca saatlerimi.
Bir mitingteyken, seninleyken ama aslında o'nunlayken
harcamış olmam'
Üzüldü yıpranan tarafı.
Üzüldü saatin 03.00 olmasına.
Üzüldü yanına gelme hevesine.
Sustu ve dinledi karmaşık ilişiği.
'bu' geçici, kan emici.
yağmurda kaybolan şemsiye kadar,
boktan.
Bazen buğulu bir cam,
ama görünmeyen tarafına sarılmış
bir adam.
'bu'rda olmalısın dedi adam.
'bu'rhanlardayım,
çok içerim.
Çok kusarım
Eğer
eline uzanırsam,dedi kadın.
adam koştu.
sabah yedi-ydi.
çok aydınlıktı
çok
açık ve seçikti...
çok
seviştiler.
12 Ağustos 2012 Pazar
7 Ağustos 2012 Salı
Onlar Söyle-n-di
"İşte gene uyumam için bir neden yok. Uyanmam için de. Bunları ben mi düşünüyorum? Yoksa söylüyor muyum? Oysa bambaşka bir yerdeyim.
Sana sarılıp yatarsam, çocukluğumdayım."
21 Haziran 2012 Perşembe
Çocuk
Yürüyüşümüzdeki aksaklık saniyelik olan;
tepkilerimiz, cevaplarımız, sorularımız.
Asolalan susuşlarımız.
Geniz yakan nefes alışlarımızdaki
Benzerlik derecesini katlettiğimiz
KMlik susuşlarımızda
Kusuşlarımızda
Daha çok birbirimize koşuşturmalarımızda..
Biraz sessiz konuşmalarımızda
Biraz sessiz koşmalarımızda,
Biraz sessiz anmalarımızda,
Biraz kronik hayat seyrinin dokunuşlarında.
Biraz biraz bira zanaatında
Kaybediişlerimiz.
Yani sen gel de;
Bazı bazı 'büyü çocuk!'
Bazı bazı 'sen sus çocuk!!'
Bazı bazı 'Sen yap çocuk!'
Bazı bazı..
Sen kus be çocuk.
Öyle bir kus ki konuşuyor desin
'ağır ablalar abiler'
Bana seslen çocuk.
De ki bana içindekini öldürürek.
'Ben çizgilerini saymadığım yolun sonunu düşünmeyerek,
Ben havayı içimdeki dumanla zehirleyerek
Ben soğuk bir gece de
ben o'nsuz gece de
ben kırmızıyla
ben biraz biraz sıvıyla karıştırdığım düşüncelerimle
ben biraz uzak-yakın ilişkisiyle
ben bensizlikten kolumdaki yelkovan ve yengece tecavüz ettim.
ben tenimi yara sanıp tuzu şerden aldım.
ben zihnimi müzikle gebe bıraktım.
ben bana ihanet ettim.
ben beni kaybettim..
kaybet-
kayıp!'
De çocuk, de ki yürüyüşündeki savsaklığı
cehennemden bir parça olduğunu,
senin cesaretinin bi sikim olmadığını,
tahammüllerine katsınlar.
Şimdi yavaşla be çocuk.
Yavaşla
yavaş!
17 Nisan 2012 Salı
11 Ocak 2012 Çarşamba
Bir Eromaniak'ın Hikayesi.
Rakamlarla boğulup kelimelerle sevişiyorduk,
Elimizi tutan sebeblerdi bunlar.
Oyalanıyorduk.
Bir eromaniak'ın hikayesiydim ben.
Hastaydı benliğim.
Karakalemimdi düşlerim.
Seni cizerken unuttuğum imzaydın sen.
(Kim)-sesi cıkmayan bir dilenciydin,
Katılmış katlanmış düşüncelerin,
yokluğuydun.
Bir gün yürürken kaybettiğim,
aklımdın sen.
Sessizce uzaklaştığım ev'lerimizin
yıkımındaydım.
Kör bakıp kör ağlıyorum.
Zor gidip
tez dönüyorum etrafında.
Etrafta;
Seni anarken unuttuğum zamandın sen.
Seni senle unutabildiğim..
Vazgeçilmezdin sen.
Vaz-geçilmez.
Elimizi tutan sebeblerdi bunlar.
Oyalanıyorduk.
Bir eromaniak'ın hikayesiydim ben.
Hastaydı benliğim.
Karakalemimdi düşlerim.
Seni cizerken unuttuğum imzaydın sen.
(Kim)-sesi cıkmayan bir dilenciydin,
Katılmış katlanmış düşüncelerin,
yokluğuydun.
Bir gün yürürken kaybettiğim,
aklımdın sen.
Sessizce uzaklaştığım ev'lerimizin
yıkımındaydım.
Kör bakıp kör ağlıyorum.
Zor gidip
tez dönüyorum etrafında.
Etrafta;
Seni anarken unuttuğum zamandın sen.
Seni senle unutabildiğim..
Vazgeçilmezdin sen.
Vaz-geçilmez.
28 Eylül 2011 Çarşamba
Adı Yok
Sorunsuzluğun peşindeki huzur bekçileri gibi terkedeceğim seni,
Çünkü radyasyona sarılmışlığım oldu uzun gecelerde,
Ters dönmüş bir hamamböceğiydim sanki.
Tersine tepki yardırdım.
Sesim cıkmadı, sorunum yoktu.
Sensiz.
Kulağıma müzik kaçtı,
Umursuzca huzur aradığım sesleri
Cıkardım.
Cık-tık.
Biz seninle sese tepkisiz
Devam ettik.
Sanırım biraz alkol kaçtı kulağıma,
Duyamıyorum ki ölüm sesini.
Kırmızı pek bi severim bilirsin.
Sevdiğim birçok şeyi bilirsin.
Mesela sen'i bilirsin.
Mesela..
O kadar.
Sen bilirsin sadece.
İyi niyetimi bilirsin birde.
SUsmalarımı bilirsin.
Gülümsersin.
Ben sessizce uzaklaşırım.
Ben bunu biliriim sadece.
Yürüyüşümü bilirsin benim.
Tanırsın ama töksediğimi
'anlamazsın'
Anlamsızsın bende.
bu yüzden ad koyarsın buna
ve;
Biraz melankoli dersin.
Biraz alkol dersin.
Hep dersin ya bazı bazı.
Bazı'larım tadı kaçtı.
Yiyemedim
yaptıklarını*
Başıma sen kaçtı,
Ben seni terkedemedim.
Sessiz ve sancılıydı senin ağrın.
Migrenim tuttu sen sandım.
Sanarak büyüdüm sende.
Hep san'dım.
Temiz bir hava aldım.
Rüya gördüm sensiz.
Beyaz atlı prensi görmektense.
Beyaz bir sayfa gördüm.
Sustum uzun uzun.
Seni temiz kustum.
Temiz ağladım.
Ağ-lara takıldım.
Yem oldum,
Su'da cözüldüm.
Çöz.
Seni öyle bi terkettim ki
Anlamadın.
Anlamsızdı zaten her şey.
An-lık gibi.
An an andım seni.
Anlarım yıllar oldu.
Sonu yazdım, senaryoda biraz trajedi.
Tutmadı..
Midem tuttu sensizliği.
Hafif hüzün kattım film izlendi.
İzledi-ler.
Kaçtım ben.
Seni öyle bi terk ettim ki.
En iyi oyuncu dediler.
Terki diyar eyledim.
ey-lediler.
Eylem dedim.
Sus dediler.
Sus.
Terk ettim
Koca dünyayı.
Filmim kan ağladı,
Ben kendime sevindim.
Bilirsin kırmızıyı severim.
Terk etmeği yeğlerim..
Çünkü radyasyona sarılmışlığım oldu uzun gecelerde,
Ters dönmüş bir hamamböceğiydim sanki.
Tersine tepki yardırdım.
Sesim cıkmadı, sorunum yoktu.
Sensiz.
Kulağıma müzik kaçtı,
Umursuzca huzur aradığım sesleri
Cıkardım.
Cık-tık.
Biz seninle sese tepkisiz
Devam ettik.
Sanırım biraz alkol kaçtı kulağıma,
Duyamıyorum ki ölüm sesini.
Kırmızı pek bi severim bilirsin.
Sevdiğim birçok şeyi bilirsin.
Mesela sen'i bilirsin.
Mesela..
O kadar.
Sen bilirsin sadece.
İyi niyetimi bilirsin birde.
SUsmalarımı bilirsin.
Gülümsersin.
Ben sessizce uzaklaşırım.
Ben bunu biliriim sadece.
Yürüyüşümü bilirsin benim.
Tanırsın ama töksediğimi
'anlamazsın'
Anlamsızsın bende.
bu yüzden ad koyarsın buna
ve;
Biraz melankoli dersin.
Biraz alkol dersin.
Hep dersin ya bazı bazı.
Bazı'larım tadı kaçtı.
Yiyemedim
yaptıklarını*
Başıma sen kaçtı,
Ben seni terkedemedim.
Sessiz ve sancılıydı senin ağrın.
Migrenim tuttu sen sandım.
Sanarak büyüdüm sende.
Hep san'dım.
Temiz bir hava aldım.
Rüya gördüm sensiz.
Beyaz atlı prensi görmektense.
Beyaz bir sayfa gördüm.
Sustum uzun uzun.
Seni temiz kustum.
Temiz ağladım.
Ağ-lara takıldım.
Yem oldum,
Su'da cözüldüm.
Çöz.
Seni öyle bi terkettim ki
Anlamadın.
Anlamsızdı zaten her şey.
An-lık gibi.
An an andım seni.
Anlarım yıllar oldu.
Sonu yazdım, senaryoda biraz trajedi.
Tutmadı..
Midem tuttu sensizliği.
Hafif hüzün kattım film izlendi.
İzledi-ler.
Kaçtım ben.
Seni öyle bi terk ettim ki.
En iyi oyuncu dediler.
Terki diyar eyledim.
ey-lediler.
Eylem dedim.
Sus dediler.
Sus.
Terk ettim
Koca dünyayı.
Filmim kan ağladı,
Ben kendime sevindim.
Bilirsin kırmızıyı severim.
Terk etmeği yeğlerim..
5 Ağustos 2011 Cuma
İşin Garip Yanı
En Gizli.
İki düzenbazın karşılaşması gibi puslu bir havaydı aslıında.
Yürüyüşüm değişmiş, konuşmam değişmiş.
Sana bakışım değişmiş.
Ellerim değişmiş.
Gözün değişmiş.
Tek gözlü o da kanlıydı sanki.
Hatırlamıyorum ki epey karanlıktı
Seni gören gözüm.
Epey soğuktu aslında yazın ilk ayına hitap etse de bedenlerimiz.
Geçtiğimiz yollarda epey aklımı kaybettim.
Geçtiğim yerlerde bir sürü insan katlettim.
Yürüdüğümüz yerlerde epey n-efes aldım.
Konuştuğumuz noktalarda puslu baktım.
Güldüğümüz şehirde biraz kan akıttım gözlerimden.
İşin trajedisi o güne hitaben,
Üzgünüm o gün sana aitti.
Yine adımlarımıza bakıyorduk.
Donuktuk.
Taksimiz donuktu.
İçtiğimiz donuktu.
Donduk biz seninle,
Bir yaz akşamı,
Ukte kaldı hislerimizden geriye..
Sıradanlığa ulaştığımız,
Eğlendiğimiz noktalarda
Vücutlarımızın akibetini kaybetmesi,
Bir komediydi.
Buna güldüm.
Sen gülümsedin.
Hep aynı..
Ertesine saklanan problemler gibi,
Ertelenen, yakılan biletler gibi,
Yine sen gibiydi o gün her şey.
Vapur sesi,
Rüzgar,
Temiz hava.
Kirli bir sayfa.
Yolun sonu,
Birçok terkediş.
Bir filmin sonuyuz.
Birkaç kere çekilmiş son.
Senin 's'leri söyleyememen gibi,
Benim gülmem gibi.
Ayrı ayrı cekilmişiz,
Bu hayattan.
Hayat ya işte.
Hayat.
01.56 15 temmuz 2011
İki düzenbazın karşılaşması gibi puslu bir havaydı aslıında.
Yürüyüşüm değişmiş, konuşmam değişmiş.
Sana bakışım değişmiş.
Ellerim değişmiş.
Gözün değişmiş.
Tek gözlü o da kanlıydı sanki.
Hatırlamıyorum ki epey karanlıktı
Seni gören gözüm.
Epey soğuktu aslında yazın ilk ayına hitap etse de bedenlerimiz.
Geçtiğimiz yollarda epey aklımı kaybettim.
Geçtiğim yerlerde bir sürü insan katlettim.
Yürüdüğümüz yerlerde epey n-efes aldım.
Konuştuğumuz noktalarda puslu baktım.
Güldüğümüz şehirde biraz kan akıttım gözlerimden.
İşin trajedisi o güne hitaben,
Üzgünüm o gün sana aitti.
Yine adımlarımıza bakıyorduk.
Donuktuk.
Taksimiz donuktu.
İçtiğimiz donuktu.
Donduk biz seninle,
Bir yaz akşamı,
Ukte kaldı hislerimizden geriye..
Sıradanlığa ulaştığımız,
Eğlendiğimiz noktalarda
Vücutlarımızın akibetini kaybetmesi,
Bir komediydi.
Buna güldüm.
Sen gülümsedin.
Hep aynı..
Ertesine saklanan problemler gibi,
Ertelenen, yakılan biletler gibi,
Yine sen gibiydi o gün her şey.
Vapur sesi,
Rüzgar,
Temiz hava.
Kirli bir sayfa.
Yolun sonu,
Birçok terkediş.
Bir filmin sonuyuz.
Birkaç kere çekilmiş son.
Senin 's'leri söyleyememen gibi,
Benim gülmem gibi.
Ayrı ayrı cekilmişiz,
Bu hayattan.
Hayat ya işte.
Hayat.
01.56 15 temmuz 2011
13 Temmuz 2011 Çarşamba
Zindan
Durumu bilmiyorsun, gülümsüyorsun.
Altımızda felsefeyle oynaşırken
Söyleniyorsun.
Susuyorsun.
Sevişiyoruz, felsefemiz bu.
Bunu yapıyoruz.
Bunu istiyoruz.
Aforizmalardan doğan hikayelerimiz,
Müziğimizle eşlik ediyor ve yanıyoruz hallice.
Sen halsizken.
Nicesine ben katmerlerim
Bu hal'in.
Ve dillerimizi cıkarıyoruz
Dillerimizi doluyoruz.
Susuyoruz.
Yoruluyoruz.
Dilerimiz kan.
Katmerime katılmış,
Bir suistimal bulantılar.
Dilimiz kusuyor,
Ağzımız sıçıyor.
Yüzümüz boktan.
Dumana parmak atarken,
Bir adam çıkıyor,
Kafası bulanık.
Elleri sen.
Diyor ki;
'Kactiklarina gitmesen ve korkularindan kacmasan keske..'
Duruyorum.
Şarkıyı doluyorum bedenime.
Bedenim infaza karşı bir holigan.
Sen müsammahası yarım sevgili,
Etrafımda zindan.
Parmaklıklar korkulardan ibaret.
Sus-malı.
Bedenim kaç(a)maklarımı kapsayan koca yara.
Nağralar at-malı.
Dumanım 'keşke'lerimi anlatan bir masal.
Üfle-meli
Rutubetli tavan, düşüncelerimin resminin 'gitme' eylemine aşık bir otoban fahişesi.
Ko(r)kusunu yen-meli
Bu zindanın.
Zindan..
01.58 12 temmuz 2011
18 Haziran 2011 Cumartesi
Eğer Bir Gün.
Ego sponsorluğunda yazıyorum bu sefer,
Ben sen gibi, sen ben gibi.
Olmaz.
Sen duyguların tümüsün, incesin belki de,
Ben bir egoist'tim belki senin yüzünde.
Nefret herkese yakışır.
Nefret et.
Küfür et.
Bütün eylemlerin,
Et- olsun.
Sen en iyisi içine et,
Bu durumun.
Çünkü durum dışı infaz var,
Düşüncelerim de.
Zamanını iyi kullan ve;
Yok et-
Sen kendine hakim ol ve;
Siktir et-
bu kısa masalı.
Masal diyorum.
Ben anlat derdim.
Sen sus-ardın ya.
Şimdi de sus işte.
Sus artık!
Sus.ardında kal-anlara
Çünkü ben seni ellerim üşürken,
Uyarmıştım!
Artık dinlemiyorum ''Şarkı''yı.
Artık yürüyorum ben,
Sende yürü.
İlk önce sigara yak.
Pencereni aç.
Dışarıdakiler ağlayacak.
Sen buna serenat de , geç.
Nefes al biraz.
N-efes.
Eğer bir gün nefret edersen,
Zeus sana gülümseyecek..
Ben sen gibi, sen ben gibi.
Olmaz.
Sen duyguların tümüsün, incesin belki de,
Ben bir egoist'tim belki senin yüzünde.
Nefret herkese yakışır.
Nefret et.
Küfür et.
Bütün eylemlerin,
Et- olsun.
Sen en iyisi içine et,
Bu durumun.
Çünkü durum dışı infaz var,
Düşüncelerim de.
Zamanını iyi kullan ve;
Yok et-
Sen kendine hakim ol ve;
Siktir et-
bu kısa masalı.
Masal diyorum.
Ben anlat derdim.
Sen sus-ardın ya.
Şimdi de sus işte.
Sus artık!
Sus.ardında kal-anlara
Çünkü ben seni ellerim üşürken,
Uyarmıştım!
Artık dinlemiyorum ''Şarkı''yı.
Artık yürüyorum ben,
Sende yürü.
İlk önce sigara yak.
Pencereni aç.
Dışarıdakiler ağlayacak.
Sen buna serenat de , geç.
Nefes al biraz.
N-efes.
Eğer bir gün nefret edersen,
Zeus sana gülümseyecek..
15 Haziran 2011 Çarşamba
3 Haziran 2011 Cuma
Sen Gibi
Love hurts çalacak ve ben senin mix kafana ulaşacaktım,
Senin sesinle konuşacaktım herkese
Ve sus-acaklardı onlarda..
Saçlarımı kaybedecektim
Ve sen olacaktım zaman zaman...
Cesaretimi 3 kuruşa satıp
Tekme tokat küfür işitecektim kendimden
Ama sen say-acaktım bu olayı da-
Korkularımı içicek yalnız olacaktım,
İki kişinin yalnızlığı,
Senin yalnızlığın
Duygularımı şaha kaldıracak sonra topuk olup
Akıcaktım sende..
Sensin yine işte..
Yalanlarımı zindana koyup
Duru yaşayacaktım,
Sen gibi..
Sen gibi bir gün..
'BU' zaman içinde sadece bugün
İşte..
Gün gün gülümse sen bana ama..
Kahkaha at
Bende sen olayım zaman zaman
Tamam sus-tum.
Gidiyorum.
03-06-11 14.56
(Edirne'den gidiş.)
Senin sesinle konuşacaktım herkese
Ve sus-acaklardı onlarda..
Saçlarımı kaybedecektim
Ve sen olacaktım zaman zaman...
Cesaretimi 3 kuruşa satıp
Tekme tokat küfür işitecektim kendimden
Ama sen say-acaktım bu olayı da-
Korkularımı içicek yalnız olacaktım,
İki kişinin yalnızlığı,
Senin yalnızlığın
Duygularımı şaha kaldıracak sonra topuk olup
Akıcaktım sende..
Sensin yine işte..
Yalanlarımı zindana koyup
Duru yaşayacaktım,
Sen gibi..
Sen gibi bir gün..
'BU' zaman içinde sadece bugün
İşte..
Gün gün gülümse sen bana ama..
Kahkaha at
Bende sen olayım zaman zaman
Tamam sus-tum.
Gidiyorum.
03-06-11 14.56
(Edirne'den gidiş.)
25 Mayıs 2011 Çarşamba
Eylemlerin Konusu
Sen yineleyecektin; jet diyecektin.
Ben jet..
Parmaklarını kanatacaktın,
Ben sana uçacaktım..
Sonucu olağan olaylar silesi
Gözlerimizi boyayacaktı.
Sen kırmızı kan misali
Ben mavi..
Gökyüzü misali..
Bir ortak noktamız olacaktı.
Sen ağlayacaktın
Ben yanına ucacaktım.
Ağla-
Koş-
Eylemlerde buluşacaktık
Çaresizliğimiz eylem olacaktı.
Ben yine vücudunda miting düzenleyecektim.
Eylem!
Ben yakın eyleyecektim
'Biz'i
Sen hani 'mayıs' ayı diyecektin.
Hep ortaklarımız olacaktı
'Aramızda'
Ara-layacaktık bazı 'şey'leri
Ara-ma
Ara-n
Ara-m
Ara-mız!?
Yineleyecektin olanı..
Ellerin yüzümde kanayınca
Panik yapacaktın
Ve ben yine uçacaktım
Yanına.
'Bu sefer ellerim ağlamış geliyorum.
Bu sefer seni kaybetmiş geliyorum..
Tınılar ne kadar tanıdık..
Hatırladım uçarken 'yanın'a çalardı hep,
Hava akımına kapılmışken ben.
Ne oldu biri kapımı mı çalıyor?
Bu müzikte açamam,
Kulaklarım kanıyor..
Gözlerim akıyor.
Bu koku?
Hayır olamaz!
Gitmeli..
Ara-lamaktan sıkıldım.
Ara-ma.
Beni
Seni
Biz'i..
Ben jet..
Parmaklarını kanatacaktın,
Ben sana uçacaktım..
Sonucu olağan olaylar silesi
Gözlerimizi boyayacaktı.
Sen kırmızı kan misali
Ben mavi..
Gökyüzü misali..
Bir ortak noktamız olacaktı.
Sen ağlayacaktın
Ben yanına ucacaktım.
Ağla-
Koş-
Eylemlerde buluşacaktık
Çaresizliğimiz eylem olacaktı.
Ben yine vücudunda miting düzenleyecektim.
Eylem!
Ben yakın eyleyecektim
'Biz'i
Sen hani 'mayıs' ayı diyecektin.
Hep ortaklarımız olacaktı
'Aramızda'
Ara-layacaktık bazı 'şey'leri
Ara-ma
Ara-n
Ara-m
Ara-mız!?
Yineleyecektin olanı..
Ellerin yüzümde kanayınca
Panik yapacaktın
Ve ben yine uçacaktım
Yanına.
'Bu sefer ellerim ağlamış geliyorum.
Bu sefer seni kaybetmiş geliyorum..
Tınılar ne kadar tanıdık..
Hatırladım uçarken 'yanın'a çalardı hep,
Hava akımına kapılmışken ben.
Ne oldu biri kapımı mı çalıyor?
Bu müzikte açamam,
Kulaklarım kanıyor..
Gözlerim akıyor.
Bu koku?
Hayır olamaz!
Gitmeli..
Ara-lamaktan sıkıldım.
Ara-ma.
Beni
Seni
Biz'i..
Ses bir iki,, ne oluyor?
Bugün sen yoktun diğer günlerdeki gibi
Yemek yaptım haftalar sonra
İçine gözyaşı kattım..
Çok tuzluydu sevgilim..
Ama merak etme piçti gözyaşlarım epey hemde
Bilirsin..
Ama;
-Sen gibi ağlamıyorlar (!)
-Sen gibi bakamıyorlar(!)
Garip-se
sen!?
Ben bugün çicek topladım sevgilim
-Sen gibi kokmuyorlar
Seri katil gibi cinayet kokusu aldım buram buram
Ama sen kimseye söyleme olur mu?
-Çünkü sen gibi batmıyorlar vücuduma..
Sen yoktun ya işte..
Garip-se
Sen!?
Ben bugün ipod'uma kulaklık aldım.
Ses(in) cıkmıyordu.
Kulaklarımı kanattım!
Vol'ümü 1'e aldım!
Ben bugün rakıma tokat attım
Şehir arası rakıma karşı kanımdaki.
Tek sek iç-elim..
Ama sen bunuda garip-se
Sen
Ben bugün mayıs ayına küfrettim sevgilim.
Ağzımı bozdum.
Tekme tokat daldım sensizliğe!
Sen yoktun işte..
Garip-se
Sen.
Ben bugünlerde kalemi elime aldım,
Kalem kırdım..
Ellerim!
Ellerini ararken üşüdüm.
Sen yoktun..
Ben bugün cam kenarlarında durdum
İstemsiz..
Nefes cektim.
N-efes içtim.
Islak cığlık attım.
Bas bas bağırdım..
Duymadın ki
Yoktun iştee
Yoktuk..
yok..
Ama sen bu durumu garip-se
Sen..
Yemek yaptım haftalar sonra
İçine gözyaşı kattım..
Çok tuzluydu sevgilim..
Ama merak etme piçti gözyaşlarım epey hemde
Bilirsin..
Ama;
-Sen gibi ağlamıyorlar (!)
-Sen gibi bakamıyorlar(!)
Garip-se
sen!?
Ben bugün çicek topladım sevgilim
-Sen gibi kokmuyorlar
Seri katil gibi cinayet kokusu aldım buram buram
Ama sen kimseye söyleme olur mu?
-Çünkü sen gibi batmıyorlar vücuduma..
Sen yoktun ya işte..
Garip-se
Sen!?
Ben bugün ipod'uma kulaklık aldım.
Ses(in) cıkmıyordu.
Kulaklarımı kanattım!
Vol'ümü 1'e aldım!
Ben bugün rakıma tokat attım
Şehir arası rakıma karşı kanımdaki.
Tek sek iç-elim..
Ama sen bunuda garip-se
Sen
Ben bugün mayıs ayına küfrettim sevgilim.
Ağzımı bozdum.
Tekme tokat daldım sensizliğe!
Sen yoktun işte..
Garip-se
Sen.
Ben bugünlerde kalemi elime aldım,
Kalem kırdım..
Ellerim!
Ellerini ararken üşüdüm.
Sen yoktun..
Ben bugün cam kenarlarında durdum
İstemsiz..
Nefes cektim.
N-efes içtim.
Islak cığlık attım.
Bas bas bağırdım..
Duymadın ki
Yoktun iştee
Yoktuk..
yok..
Ama sen bu durumu garip-se
Sen..
15 Mayıs 2011 Pazar
BEN(z)İYORDUK
Bizim tahammülümüz yok birbirimize,
Vücudlarımız ilişik yaşayamazken diğerlerinde
Ölüme mahkum birer bekçiyiz.
Sesimiz çatallı seni seviyorum'da.
Ergenler kadar özentiyiz birbirimize.
Kulaklarımızı kana bularız,
Sesimizi duymaya mecalimiz yok bizim.
Savaş gibi sevişmelerimiz,
Ellerimiz kirli bizim.
Sen ve benim
Ben ve senin..
Gözlerimiz piç bizim.
Karşı cinste silahız..
Biz seninle bezmiştik.
Biz ben(z)iyorduk.
Geçmiş zamanız ama..
Birdik işte..
Vücudlarımız ilişik yaşayamazken diğerlerinde
Ölüme mahkum birer bekçiyiz.
Sesimiz çatallı seni seviyorum'da.
Ergenler kadar özentiyiz birbirimize.
Kulaklarımızı kana bularız,
Sesimizi duymaya mecalimiz yok bizim.
Savaş gibi sevişmelerimiz,
Ellerimiz kirli bizim.
Sen ve benim
Ben ve senin..
Gözlerimiz piç bizim.
Karşı cinste silahız..
Biz seninle bezmiştik.
Biz ben(z)iyorduk.
Geçmiş zamanız ama..
Birdik işte..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
